Daha çok "Gnom Gnomych" olarak bilinen 13 yaşındaki buz patenci Aleksandr Plyuşenko, gelecekte Azerbaycan'ı uluslararası yarışmalarda temsil edebilir. Rusya Buz Pateni Federasyonu zaten ona izin verdi ve son karar Uluslararası Paten Birliği'nin (ISU) onayına bağlı olacak.
Resmi olarak, bu, spor vatandaşlığının değiştirilmesi için standart bir prosedür gibi görünüyor. Ama aslında bu meselede cevaplardan çok soru var.
Temel noktadan başlayalım. Aleksandr Plyuşenko, şüphesiz medyada tanınmış bir figür. Evgeni Plushenko'nun oğlu, Rusya'nın en tanınan genç buz patencilerinden biri, buz şovlarının katılımcısı ve sosyal medyada düzenli olarak yer alıyor. Ancak şöhretine rağmen, uluslararası sahnede önemli sonuçlar elde eden bir sporcu değil. Üstelik, kariyeri şimdiye kadar üst düzey yarış deneyimiyle değil, şov programlarıyla ilgili.
Ve burada asıl soru ortaya çıkıyor: Azerbaycan'ın böyle bir sporcuya ne ihtiyacı var?
Spor göçünün ardındaki mantık genellikle basittir. Ülkeler ya hemen madalya kazanabilecek tanınmış yıldızları ya da açık gelişim beklentisi vaat eden sporcuları davet ederler. Bu durumda, ne birincisini ne de ikincisini görüyoruz. Eğer Plyuşenko'nun oğlu dünya buz pateninin gelecekteki yıldızı olarak görülseydi, Rus tarafı onu bu kadar kolay bırakmazdı. Güçlü bir okulu ve rekabeti olan bir ülkede bu tür sporcular genellikle tutulur ve geliştirilir.
Yani, vurgu spor performansında değil, isme yöneliktir. Peki bir isim bir sistemin yerini alabilir mi?
Aleksandr Plyuşenko'nun Olimpiyat Oyunları'na katılmaya hak kazanabileceğini varsaysak bile, sadece katılım gerçeği ülkedeki sporun gelişiminin bir göstergesi değildir. Olimpiyat Oyunları bir temel değil, bir zirvedir. Ve Azerbaycan'da buz pateninin temeli oldukça zayıf kalmaya devam ediyor.
Bugün bu sporun gelişimi tamamen farklı kararlar gerektiriyor. Bunlar şunları içerir:
güçlü yabancı antrenörlerin çekilmesi;
çocuk-genç seviyesinden bir eğitim sisteminin kurulması;
profesyonel bir altyapının oluşturulması;
buz pistlerinin sayısının artırılması;
yetenekli yönetim ve tanıtım.
Bunlar olmadan, herhangi bir ayrı "ithalat" projesi bir strateji değil, kozmetiktir.
Diğer önemli nokta, sporcunun nerede ve nasıl antrenman yapacağıdır. Aleksandr Plyuşenko'nun Rusya'da, tanıdık ortamında antrenman yapmaya devam edeceği açıktır. Bu, Azerbaycan'ın onun bir sporcu olarak gelişiminde hiçbir rolü olmayacağı anlamına gelir. En iyi ihtimalle, Azerbaycan yarışmalarda resmi temsil hakkı alacaktır. En kötü ihtimalle, sonuç vermeyen bir isim alacaktır.
Ve hatta en iyi senaryoda bile, şu soru ortaya çıkıyor: bundan sonra ne olacak? Bir sporcunun yarıştığını, ilk üçte olmadığını veya hatta madalya kazandığını, ancak ülke içinde buz patenine sürekli bir ilgi yaratamadığını, temel atılmasına katkıda bulunmadığını ve... kariyerini, en azından bayrağımız altında bitirdiğini varsayalım.
Bundan sonra ne kalır? Hangi temel? Hangi okul? Hangi yetenek? Azerbaycan ve buz pateni sporu bundan ne kazanacak?
Cevap açık: hiçbir şey.
Bu nedenle, bu tür adımlar iyi düşünülmüş bir stratejinin parçası değil, daha ziyade büyük bir isme dayanan durumsal bir karardır. Belki bunun kısa vadeli bilgilendirici bir etkisi olacaktır. Ancak uzun vadede bu tür kararlar ne sistemi ne de sonuçları şekillendirecektir.
Sporun gelişimi bireysel isimlerle ilgili değildir. Bu, çevre, altyapı ve tutarlı çalışma ile ilgilidir. Vurgu temelden sembolik adımlara geçene kadar Azerbaycan buz pateninde herhangi bir ciddi ilerleme bekleyemez.
Hamid Hamidov