Futbolda bazen aksilikler olur. Seriler kırılır, takım düşüşe geçer, sonra tekrar toparlanır. Ancak "İmişli"de yaşananlar artık sıradan bir spor krizi değil, açık bir yönetim fiyaskosudur.
Ardı ardına 14 maçtır galibiyet yok. Bunların 13'ü şampiyona, biri kupa maçı. Daha kötüsü ise takımın son 7 karşılaşmada gol bile atamaması. Bu artık sadece bir sonuç sorunu değil, ruhsuzluk, güvensizlik, motivasyonun tamamen sıfırlanmasıdır.
22 puanla 9. sırada olan bir takımın bu kadar hızla aşağı yuvarlanması tesadüf değil. Önümüzdeki turlarda "Turan Tovuz" ve doğrudan rakip "Gebele" ile maçlar var. Bu gidişle "İmişli"nin 11. sıraya düşmesi sürpriz olmayacak, aksine mantıklı bir sonuçtur.
Ancak asıl mesele sonuçlar bile değil. Sorun sahada değil, yönetimdedir. Sezona nispeten iyi başlayan, geçen yıl "Sabah"ı ve "Neftçi"yi yenen takımın neden bu hale geldiğini anlamak için maçı izlemeye bile gerek yok. Cevap zaten belli: yönetimin yanlış kararları.
Peki sebep ne?
Yabancı oyunculara sözleşmesi bitenlerle yeni anlaşma yapılmayacağı açıkça belirtildi. Bu ne demek? Bu, oyunculara "artık bu kulübe lazım değilsin" mesajıdır. Böyle bir durumda hangi profesyonel oyuncu canını dişine takar? Hangi motivasyonla oynar?
Oyuncudan yürekle oynamasını istiyorsun, ama aynı zamanda ona "artık buraya lazım değilsin" diyorsun. Bu profesyonel yönetim değil, takım içindeki ortamı kasten yıkmaktır.
"Acemi" bahanesi artık işlemiyor. Evet, "İmişli" Premier Lig'in acemisidir. Ancak bu kadar uzun süreli başarısızlığı bununla örtbas etmek mümkün değil. Acemi olmak, takımın sahada kaybolması gerektiği anlamına gelmez.
Aksine, bu tür takımlar genellikle daha istekli, daha agresif olur. "İmişli"de ise tam tersi oluyor, takım sanki varlığını formal olarak sürdürüyor.
Bölge kulübünün bugünkü durumu tesadüf değil. Bu, yanlış kararların, plansızlığın ve futbolun temel prensiplerine saygısızlığın bir sonucudur.
Eğer yönetim bu yaklaşımı değiştirmezse, takımı ne "Turan Tovuz" maçı kurtaracak, ne de "Gebele" ile final niteliğindeki karşılaşma. Çünkü sorun rakiplerde değil, kendi içlerindedir.