"Her maça maksimum sonuç için çıkıyoruz ve rakibin kimliğinden bağımsız olarak kendi oyunumuzu sergilemeye çalışıyoruz."
Bu, Karvan-Yevlah'ın teknik direktörü Füzuli Memmedov tarafından sport24.az'a verdiği röportajda belirtildi.
O röportajı sunuyoruz.
- Milli ara takımı nasıl etkiledi?
- Milli arayı maksimum verimlilikle kullanmaya çalıştık. Bu süre zarfında hem fiziksel hem de taktiksel olarak üzerinde çalıştığımız noktalar oldu. Aynı zamanda bazı oyuncuların iyileşmesi ve takım içindeki dengenin yeniden kurulması için iyi bir fırsat ortaya çıktı. Bu aranın takım üzerinde olumlu bir etkisi olacağını ve bunun sonucunu önümüzdeki maçlarda daha net göreceğimizi düşünüyorum.
- Bir sonraki maç "Karabağ" ile. Sürpriz bir sonuç bekleyebilir miyiz?
- Her maça maksimum sonuç için çıkıyoruz ve rakibin kimliğinden bağımsız olarak kendi oyunumuzu sergilemeye çalışıyoruz. Hepimiz biliyoruz ki "Karabağ" çok kaliteli ve istikrarlı bir takım. Ancak takımımızın gelişimi ve son maçlarda sahada gösterdiği performans bize umut veriyor. Oyuncular gereksinimlere daha iyi uyum sağlıyor ve oyun disiplini açısından ilerleme var. Bu dinamiği sürdürebilirsek, önümüzdeki maçlarda daha iyi sonuçlar elde etmenin mümkün olduğunu düşünüyorum.
- Takımın Lig'de kalması için ne yapmalısınız?
- Mevcut durumu doğru değerlendiriyoruz ve gerçeği anlıyoruz. Asıl amacımız her maça olabildiğince ciddi yaklaşmak, küçük detaylar üzerinde çalışmak ve takım olarak istikrarı artırmak. Lig'de kalmak için öncelikle disiplinli oyun, konsantrasyon ve sonuna kadar mücadele temel şartlardır. Aynı zamanda sadece kısa vadeli sonuçları değil, kulübün genel gelişimini de düşünüyoruz. Önümüzdeki maçlarda puan rezervimizi maksimuma çıkarmaya çalışacağız. Takımın bu sorumluluğun farkında olduğuna ve sahada bunun karşılığını vermeye çalışacağına inanıyorum.
- Birinci Lig'e düşerseniz, takımla devam edecek misiniz?
- Şu anda tüm dikkatimiz mevcut sezona ve önümüzdeki maçlara odaklanmış durumda. Bir kulüp olarak asıl amacımız Premier Lig'de kalmak ve tüm gücümüzü bunun için seferber ettik. Gelecekle ilgili kararlar ise sezon sonunda kulüp yönetimi ile birlikte görüşülecek. Benim için asıl olan kulübün menfaatleridir ve hangi karar verilirse verilsin kulübün gelişimine uygun olacaktır. Aynı zamanda kulübün uzun vadeli bir geliştirme stratejisi olduğunu ve bu yönde ciddi çalışmalar yapıldığını da belirtmek isterim. Altyapı zaten maksimum seviyeye çıkarıldı ve yeniden yapılanma süreçleri devam ediyor. Şu anda kullandığımız üsse ek olarak, önceki üssümüz akademi için baştan aşağı yenileniyor. Burada doğal çim yüzeyli bir saha ve bir tribün hazırlanıyor. Ayrıca akademi için ayrılan alana iki yeni doğal çim yüzeyli saha yapıldı. Bu, kulübün sadece bugün için değil, gelecek için de sağlıklı ve sürdürülebilir bir temel oluşturduğunu gösteriyor.
- Sezon başında teknik direktör olarak atansaydınız, farklı bir sonuç olabilir miydi?
- Futbolda "eğer"lerle konuşmak doğru bir yaklaşım değil. Takıma katıldığımdan beri mevcut durumu kabul ettim ve çalışmaya başladım ve tüm dikkatimi süreci doğru kurmaya odakladım. Elbette her teknik direktör sezon başından itibaren takımı yönetmeyi tercih eder çünkü bu, seçim, hazırlık süreci ve oyun felsefesinin oluşturulması için daha geniş bir fırsat verir. Ama bu futbolun bir parçası ve biz mevcut şartlarla çalışabilmeliyiz. Şu anda asıl amacımız takımda istikrarı sağlamak, oyun kalitesini artırmak ve kademeli olarak istediğimiz seviyeye ulaşmaktır. Sezonun gidişatını ve mevcut durumu doğru değerlendiriyoruz ve aynı zamanda bir kulüp olarak daha geniş bir perspektiften bakıyoruz. Asıl hedef sadece bu sezonun sonucuyla sınırlı değil - daha sürdürülebilir ve rekabetçi bir takım oluşturmak için çalışıyoruz. Yapılan çalışmaların ve atılan adımların, takımın bir sonraki aşamada daha güçlü bir şekilde söz sahibi olmasına olanak sağlayacağına inanıyorum.