Dünya Kupası'nın başlamasına sadece dört ay kala, Kuzey Amerika kıtası ciddi bir güvenlik kriziyle karşı karşıya. Turnuvanın ana ev sahiplerinden biri olan Meksika'da uyuşturucu kartelleri ile federal güçler arasındaki mücadelenin açık bir savaşa dönüşmesi, FIFA'nın Zürih'teki merkezinde alarm zillerini çaldırdı.
Meksika: Guadalajara Savaş Alanına Döndü
Özellikle Guadalajara şehri şu anda gerginliğin merkezinde. Meksika ordusunun gerçekleştirdiği özel bir operasyon sonucu "Jalisco Yeni Nesil" kartelinin (CJNG) lideri "El Mencho"nun öldürülmesi şehri kaosa sürükledi. "The Guardian" ve "Associated Press"in haberine göre, kartel üyeleri buna karşılık olarak şehrin sokaklarını yaktı, yolları kapattı ve havaalanına saldırılar düzenledi.
2026 Dünya Kupası maçlarına ev sahipliği yapacak "Estadio Akron" stadyumunun çevresi de rahatsız edici haberlerle gündemde. Arenanın yakınında yüzlerce insana ait kalıntıların bulunması, uluslararası medyanın dikkatini Meksika'daki suç istatistiklerinin korkunç yönlerine çekti. FIFA'dan gelen resmi sorulara rağmen, Guadalajara'nın ev sahipliği statüsünü kaybetme ihtimali gün geçtikçe artıyor.
Kanada: Bir İsyan Dalgası Kuzeye Yayılabilir mi?
Güvenlik riskleri sadece Meksika ile sınırlı değil. Batı medyasında, özellikle ABD'de Donald Trump yönetiminin göç ve tarife politikalarına karşı çıkan protestoların Kanada'yı da etkileyeceğine dair analitik tahminler yer alıyor. "International SOS" ve diğer güvenlik kuruluşları, Kanada'da turnuva karşıtı eylemlerin yanı sıra yerel grupların siyasi amaçlarla isyanlar çıkarabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Göç krizi zemininde sınır kontrollerinin sıkılaştırılması, Toronto ve Vancouver gibi şehirlerde kitlesel hoşnutsuzluğa ve ulaşım kaosa yol açabilir.
Ek olarak, Toronto ve Vancouver'daki yerel aktivistler, hükümetin sosyal refah yerine stadyumlara ve yabancı güvenlik güçlerine (örneğin ABD ICE ajanları) milyonlarca dolar harcamasını protesto ediyorlar. Kanada istihbaratı (CSIS), turnuvanın ölçeğinin radikal gruplar için "cezbedici bir hedef" olabileceği konusunda uyarıyor. Vancouver şehir meclisinde ise, ABD göçmenlik ajanlarının şehir içinde güvenliği kontrol etmesine karşı şimdiden sert protestolar başladı.
FIFA'nın bir "B Planı" var mı?
Donald Trump'ın Meksika'daki kartellere karşı askeri müdahale olasılığını dile getirmesi ve bazı ev sahibi şehirlerin (örneğin New York ve Los Angeles) güvenliğini sorgulaması, zaten karmaşık olan durumu daha da karmaşık hale getirdi. ABD hükümetinin Meksika Başkanı Claudia Sheinbaum üzerindeki baskıyı artırması, spor şöleninin siyasi bir çatışma alanına dönüşme riskini yaratıyor.
Şu anda FIFA'nın "United 2026" projesi (2026 FIFA Dünya Kupası'na ev sahipliği yapmak için ABD, Kanada ve Meksika'nın ortak başvurusu ve başarılı olan projenin resmi adı) için iki seçenek var: ya Meksika'nın, özellikle Guadalajara'nın maçlarını ABD veya Kanada'nın daha güvenli bölgelerine taşımak ya da görülmemiş güvenlik önlemleri (50.000'den fazla asker ve polisin katılımıyla) altında turnuvayı riskli bölgelerde düzenlemek.
Dört milyar insanın izleyeceği bu küresel etkinliğin - Dünya Kupası - kan ve şiddet gölgesinde kalıp kalmayacağı, önümüzdeki haftalarda verilecek radikal kararlara bağlı olacak.