Avrupa şampiyonu ve dünya madalyalı Orhan Seferov'un liderliğindeki "Safarov Judo Academy", ülke judosunda kendine özgü bir yere sahip. Başkentte ikinci salonun açılması, projenin genişlediğini gösteriyor.
Akademinin kurucusu - Avrupa şampiyonu, dünya şampiyonalarının iki kez madalyalı, iki Olimpiyatın katılımcısı Orhan Seferov, çocuğu olarak gördüğü bu proje hakkında Idman.Biz'e konuştu ve gelecek planlarını paylaştı.
– Orhan Seferov'un kurduğu Akademinin ikinci salonunun açılmasını göz önünde bulundurursak, işlerin yükselişte olduğunu söyleyebilir miyiz?
– Bence Akademi doğru yönde gelişiyor. 8. kilometre yerleşim bölgesinde ikinci salonun açılması henüz tam anlamıyla bir başarı değil. Bu sadece daha fazla sorumluluk ve kontrol gerektiren bir aşama. Bu bağlamda, en zorlu dönem şimdi başlıyor.
– Akademi ikinci yıldır faaliyet gösteriyor. Gelişimden memnun musunuz?
– Kısmen memnunum, kısmen değil. İstikrarlı bir eğitim sisteminin kurulması, grupların oluşturulması, katılanlar arasında disiplinin sağlanması ve bir judo kültürünün yaratılması hoşuma gidiyor. Bazen bazı sporcuların gelişim hızından memnun değilim. Ama zaman gerektiğini anlıyorum, her şey bir anda olmuyor.
– Bir zamanlar Avrupa eğitim metodolojisini Japon yaklaşımıyla birleştirmeye çalıştığınızı belirtmiştiniz. Bu ne kadar başarılı?
– Japon yaklaşımı bir temel sağlıyor. Bu duruş, mesafe, denge, zamanlama, detaylara saygı. Ama şimdi giderek daha net anlıyorum ki, kendi Azerbaycan modelimizi oluşturmamız gerekiyor. Çünkü sporcularımızda salt Japon okulunda olmayan beceriler var - duygusallık, dövüş ruhu. Öğrencilerimin dövüşmesi, gözlerinde ateş olması ve toplantılara sadece teknikleri uygulamak için değil, gerçekten zafer için savaşmak için çıkmaları benim için önemli.
– Öğrencilerinizin uluslararası turnuvalara katılması planlanıyor mu?
– Açıkçası, turistik gezilere karşıyım. Önce iç rekabet, ulusal başlangıçlar, formun istikrarı olmalı. Ancak o zaman yurtdışı gezileri mümkün. Bir sporcu buna hazırsa, elbette erken yaşlarda uluslararası deneyim önemlidir. Aksi takdirde, para ve zaman kaybıdır.
– Bu yıl Dünya Şampiyonası Bakü'de yapılacak. Sizce Azerbaycan milli takımını ne bekliyor, hangi sonucu umabiliriz?
– Takımımızın her zaman madalya kazanma potansiyeli var. Ev şampiyonası bazen düşünüldüğü gibi bir avantaj değil, aksine ek bir baskıdır. Madalyalar olacak, ancak sayılarını önceden söylemek zor.
– Çeşitli uluslararası seminerlere ve programlara katılım açısından planlarınız nelerdir?
– Uluslararası seminerlere ve eğitim programlarına daha aktif katılmayı planlıyorum. Şekil için değil, metodolojiyi sürekli güncellemek ve profesyonel temasları genişletmek için. Bence modern bir antrenör sadece kendi deneyimiyle sınırlı kalmamalıdır.