Azerbaycanlı judocuların son yıllardaki başarıları artık sistematik bir hal aldı. Her madalyanın arkasında ise antrenörlerimizin yoğun emeği yatıyor. Bu başarıların mimarlarından biri de erkekler milli judo takımının baş antrenörü, dünya şampiyonu Elkhan Mammadov'dur.
İdman.Biz ülke judosunun yaşayan efsanesi ile sohbeti sunar.
- Elkhan Mammadov bugün ve 20 yıl önce – temel fark nedir?
- Hiçbir şey değişmedi, sadece zaman ve saçların rengi (gülüyor). Karakterim de, amaçlarım da aynı. Eskiden kendim galip gelmek istiyordum, şimdi ise bunu yetiştirmelerimin yapmasını arzuluyorum.
- Sizi çok sabırlı ve temkinli bir insan olarak tanımlıyorlar. Hep böyle miydiniz?
- Uzun yıllardır tanışıyoruz, değişmiş miyim? Ben sinirlerime hakim olmaya çalışıyorum. Problem benden bağımsız ise, sabırla bekliyorum. Bağımlı ise, sakin bir şekilde hallediyorum. Esas olan, duyguların aklın önüne geçmemesi.
- Sizin kilo derecenizdeki esas rakibiniz temperli idi. O, hala tatamide, siz ise sekiz yıl önce kariyerinizi bitirdiniz. İlişkileriniz nasıl?
- Eğer Elmar Gasimov'dan bahsediyorsak, aramızda sekiz yaş farkı var (gülüyor). Hiçbir problem yok. İlişkimiz klasik "antrenör–sporcu" çerçevesinde, karşılıklı saygı üzerine kurulmuş.
- Aynı kiloda rakipler dost olabilir mi?
- Zor bir soru. Olabilir, dostluk kolay değil. Ama saygı her şeyden üstün olmalı. Rekabet tatamide biter.
- Judo olmasaydı, hangi alanı seçerdiniz?
- Hiç düşünmemişim. Ancak eminim ki, hangi alanda olsaydım, başarı kazanırdım. Amacına yönelik bir insanım.
- Hangi alanda kendinizi hayal etmiyorsunuz?
- Şov dünyasında. Arkadaşlarım var, ama o ortam bana göre değil.
- Kuralları değiştirme imkanınız olsaydı, neyi geri getirirdiniz?
- Eski değerlendirmeleri. "Yuko" geri döndü, ama ben "koka"nın da geri gelmesini isterdim. Bu, etkinlik bakımından önemlidir. Düşünüyorum ki, judo tedricen kendi köklerine dönüyor.
- Bireysel spor dallarında evlenmek sonuca engel oluyor mu?
- Böyle bir fikir var. Ama her şey sporcunun ve eşinin karakterine bağlıdır. Kadın sporcuya güçlü bir etki gösterir. Evde anlayış ve destek varsa, sonuç düşmez. Gerginlik ve kavga varsa, düşüş kaçınılmazdır.
- Siz bekar iken dünya şampiyonu oldunuz, evlendikten sonra ise "sadece" Avrupa altını kazandınız. İlişki var mı?
- Benim durumumda sebep sakatlıklardı (gülüyor). Aksine, eşimin desteği 35 yaşımda Avrupa şampiyonu olmama yardım etti.
- Olimpiyatlarda ise madalya kazanamadınız…
- Karşıma gelecek olimpiyat şampiyonları çıkıyordu. 2008'de Irakli Tsirekidze'ye, 2012'de Song Daenam'a yenildim. En güçlü olanlara mağlup oldum.
- Zelim Kotsoyev ile işiniz geniş şekilde aydınlatılmadı. Paris'teki altının başarısında payınız nedir?
- Zelim Kotsoyev 2018'den beri benimle antrenman yapıyor. Kendi hatalarımı ona anlattım ki, tekrarlamasın. Tokyo'da psikolojik açıdan hazır değildi. Paris'e kadar ise onu zafere her şartta inanmaya odakladık. Bana göre ruh gücü fiziki hazırlıktan da önemlidir.
- Şampiyonlarımız unvanını tekrarlayamadı. Sebep ödüller midir?
- Hayır. Her şey hırsa bağlıdır – sadece şampiyon olmak mı istiyorsun, yoksa efsane mi? Ben Zelim'e diyorum ki, Los Angeles'te unvanını korumalıdır.
- Los Angeles'te iki kat şampiyon olma şansı kimde daha çok – Kotsoyev'de mi, yoksa Haydarov'da mı?
- Düşünüyorum ki, her ikisinde de. Esas olan sakatlıklardan uzak dursunlar. Onların her ikisine de "efsanevi" sözü yakışır.