Hakan Sünal'ın adı son günlerde "Sumgayıt" camiasında daha çok tartışmalı iddialarla gündeme geliyor. Sport24.az'ın haberine göre, "Sumgayıt" Futbol Akademisi direktörünün sözleşmesi sezon sonunda sona eriyor.
Ancak görünen o ki, Türkiyeli yönetici görevini korumak için profesyonel yaklaşımdan çok baskı yöntemlerine öncelik veriyor.
Kulüp yönetimi henüz kendisine yeni bir sözleşme teklif etmedi. Bu ise Sünal'ı ciddi şekilde endişelendiriyor. İlginçtir ki, o, durumdan çıkış yolu olarak kendi faaliyetini, akademinin gelişimini veya gelecek planlarını ön plana çıkarmak yerine, bambaşka bir yola başvuruyor.
Şöyle ki, yakın çevresinde "bende kulüp yönetiminin ses kayıtları var" dediği bildirilen Sünal'ın daha sonra "eğer bana yeni sözleşme verilmezse, o materyalleri yayıp ortalığı birbirine katacağım" söylediği iddia olunuyor. Eğer bu söylenenler gerçeği yansıtıyorsa, ortada artık sıradan bir hoşnutsuzluk değil, açıkça baskı ve şantaj girişimi var.
Futbolda sonuç vermek, yöneticilik becerisi göstermek ve güven kazanmak bambaşka bir meseledir. Birinin elinde bir takım materyalin olması ve bunu kişisel çıkarları için kullanmaya çalışması ise etik çerçevelere sığmıyor. Özellikle de söz konusu profesyonel kulübün akademisi ise. Çünkü akademi geleceğin futbolcularının yetiştiği yerdir ve burada çalışan kişiler ilk önce örnek olmalıdır.
En dikkat çekici nokta ise Sünal'ın iddia edilen davranışının onun işini korumak adına ne kadar ileri gidebileceğini gösteriyor. Eğer bir kişi görevde kalmak için kompromat, ses kaydı veya tehdit kartından kullanmaya çalışıyorsa, bu artık yöneticilik değil, korku atmosferi yaratma çabasıdır. Böyle bir yaklaşım ise hiçbir sağlıklı futbol modeline uymuyor.
Şu anda o ses kayıtlarının nelerden oluştuğu bilinmiyor. Belki de ortada ciddi bir şey yok. Ama ortada böyle bir tehdit dili varsa, bu kendi başına yeterince düşündürücü bir meseledir. Çünkü profesyonel futbol ortamında esas silah görülen iş, yetiştirilen futbolcu ve kazanılan güven olmalıdır. Şantaj dili yok.