Misli Premier Ligi'nin 30. haftasında oynanan "Kepez" - "Sumqayıt" (2:1) maçı futboldan çok hakem kararlarıyla akıllarda kaldı.
Maçın baş hakemi Ali Aliyev, maç boyunca dikkatleri üzerine çekti ve özellikle Sumqayıt'ın kalesine verilen iki penaltı pozisyonu ciddi tartışmalara neden oldu.
İkinci penaltı pozisyonuyla ilgili farklı görüşler dile getirilse de, ilk karar pratikte tartışmaya yol açmamalıydı. Top önce savunmacının vücuduna çarpıyor, ardından ele değiyor. Futbol kurallarına göre bu tür pozisyonlarda penaltı verilmesi doğru kabul edilmiyor. Buna rağmen, baş hakem "noktayı" gösterdi ve oyunun kaderini doğrudan etkileyen bir karar verdi. İkinci penaltıda da hakemin yanlışlığa yol açtığı görülebilir. Pozisyonun tekrarına bakıldığında "deri topun" "Sumqayıt" savunmacısının eline değil, başına çarptığı görülüyor.
Bu, "kimyagerler"in bu sezon hakem adaletsizliğiyle karşılaştığı ilk maç değil. Sezon boyunca birkaç kez bu tür olaylar yaşandı ve sonuç olarak takımın Avrupa kupaları iddiası gerçek bir tehlike altına girdi. Ancak "kimyagerler"in turnuva tablosundaki konumu, onlara karşı haksız kararlar verilmesini hiçbir şekilde haklı çıkaramaz. Bir kişinin kasıtlı veya kasıtsız olarak hata yapması, büyük bir camianın emeğini boşa çıkarır ki bu da adaletsizliğin zirvesidir. Bazen "hakem de insandır, hata yapabilir" derler. Evet, insandır, peki günlerce maça hazırlanıp, antrenmanlarda kan ter döküp sonunda "insan hakemin" hatası yüzünden sahayı hayal kırıklığıyla terk edenler kimlerdir? Belki onlar insan değil, onların duyguları yok mu?
İlginçtir ki, sadece beş hafta önce - 25. haftada oynanan "Kepez" - "Karabağ" (1:0) maçının da baş hakemi yine Ali Aliyev'di. O maçta ise bu sefer "Karabağ" lehine verilmeyen açık bir penaltı pozisyonu uzun süre tartışıldı. Rahim Hasanov kararın doğru olduğunu söylese de, birkaç hakem o pozisyonun penaltı olduğu kanısındadır.
Aynı hakemin kısa bir zaman dilimi içinde iki maçta farklı takımların kaderini etkileyen, tartışmalı ve ciddi sorular doğuran kararları artık tesadüf gibi görünmüyor.
Hakemleri hedef almak niyetinde değiliz. Aksine, onlara sesleniyoruz: adalet terazisini doğru ölçün. Ne "Kepez", ne "Sumqayıt", ne de başka bir takım - hiç kimse taviz nesnesi olmamalıdır. Futbolun kaderi sahada çözülmeli, düdük sesleriyle değil.